|
Sarıyer’in
geleceği söz konusu olunca yapmadığımız
fedakarlık çekmediğimiz sıkıntı, sorunlar,
çileler, dertler, çamurlar, yıkım, her şey ama
her şeye katlanırız.
Lakin biz Sarıyerliyiz.
İlçemizin geleceği, yakın zamanda yükselen
Sarıyer değerleri ve gelişime ayak uydurmak,
çağdaşlığa adım atmak, modernizasyon ve
kalkınmanın üst noktası, hızlı gelişim ve
değişim.!
Halkımızın refahı, trafik sorunlarımız, piyasa
caddemizin rahatlaması, Sarıyer’e gelen
insanların artık daha rahat ve huzurlu bir
şekilde tatil yapmaları, Pazar günlerinin
engelsiz ve sıkıntısız geçmesi, Ahmet, Mehmet,
Hasan Hüseyin, Süreyya, daha nice dostlarımız,
bir de ben tabi, çat kapı Levent’teyim, ohh, bu
nasıl bir mutluluktur anlatamam, artık
arkadaşlarım ve dostlarım, minibüs ve otobüs
duraklarında benim gibi emekliler soğuk kış
günlerinde korunmasız beklemeyecekler ne güzel!.
İstanbul gelişiyor ve değişiyor, bir Avrupa
kentiyiz, çok büyük bir metropol, nüfusuyla,
Bütçesiyle, Sanayisi ile, bir Devlet, belki
gelecek zamanda bir düşünce olarak Başkanlık
veya Eyalet sisteminde yönetimin dahi ayrı
olarak düşünüldüğü bir metropol kent İstanbul,
hayatimizin her döneminde bizden fedakarlık
bekleyen İstanbul, kader mi?, Kısmet mi?, Şans
mı?, Bilmiyorum. Sevinmem gereken yerde
üzülüyorum dostlarım, çok üzülüyorum?
Elbette ki, elimizden gelen her şeyi yapacağız,
yardımcı olacağız, lakin zaman bizleri bir karar
aşamasına getiriyor. Kararı verecek olan
bizleriz, sorumlu biziz, eğer bir karar
veremezsek, suçlu biziz! Bizlere kendi
kaderinizi tayin hakkı demeyecekler, uyanık
olmak zorundayız, acele etmek zorundayız, iyi
niyetimizi korumalıyız, güçlü ve sabırlı
olmalıyız. Korkuyormuyum? Yoksa tahmin
edebiliyormuyum?, Gerçeklerle yüz yüze kalırsak
ne yaparız? Nasıl karar veririz? Nasıl hareket
ederiz? Tedirginliğim ondan! Sanırım bizler
Sarıyer’liler ve Grupbeyazmartı Derneği olarak,
uyanık, sabırlı, olayların gelişiminde takipçi
olmamız gerektiği kanaatindeyim. Her zaman basın
açıklamalarını tedirginlikle izlemişimdir, çoğu
zaman, siyasi ve yerel olsun mutlaka
sürprizlerle karşılaşmışımdır, bir şeyler
açıklanırken iyi niyetle dahi olsa mutlaka çok
yönlü düşünmeye çalışırım, 5N 1K misali,
düşünürüm, hiçte hayırlı değil bence
düşündüklerim!
Korkuyorum,? Acil olarak toplumsal eylemlerimizi
yapmak için bir düşünce platformu oluşturmak,
plan ve projenin yakin markajla takip edecek
ekipler kurmalıyız, kendi içimizde bir haber
ağımız olmalı, bizlere ulaştırmalı ve karar
organlarımızı harekete geçirmeliyiz.
Dernek olmalıyız! Bireysel tepkiler hiç bir
zaman geçerli değildir. Savunma mekanizmamız
kanunen yoktur, bir dayanak değildir yapılacak
eylemlerde söz hakkı talep edemeyiz. Yoktur
böyle şeyler olamazda.
Örgütlenmeliyiz! Korkunun ecele faydası yok,
korkuyla yüzleşeceğiz yakın zamanda!
Korkmadığımızın kararını kim verecek?
MUSTAFA BALCI
28 OCAK 2006 |