KIVANÇ EKİNCİ
HAVAMIZI BOZAMADILAR

Burhan, Kubilay, Uğur, Eyüp, İlker, Orhan ve kaleci Haluk, hepside Sarıyer takımının ekâbir oyuncuları ve hepsi bu hafta oynanan İnegölspor maçında sakatlık veya cezaları nedeniyle kadroda yoklardı. Bu maçı, 1-0 öne geçmemize rağmen 3-1 kaybettik. Eğer Uğur, İlker, Orhan veya Haluk’dan herhangi biri hemde sadece, maçta 1-0 öne geçtiğimiz dakikadan itibaren sahada olsaydı en kötü ihtimalle maçı 1-1 bitirebilirdik.

Maça, Sarıyer aşağı yukarı hepimizin tahmin ettiği bir kadroyla başladı. İlk yarıdaki oyunu da beklenen gibiydi. Sarıyer’in oyun planı, savunma güvenliğini elden bırakmadan, orta sahada çok koşarak rakibin oyun kurmasını engelleyip, kazanılan toplarla da ani ataklar yapmaktı. İlk devre evsahibi İnegölspor’un serseri mayın misali ataklarına karşılık, Emrah’ın klasik akınlarından birinde kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyon vardı. Şutu kaleci iyi uzanarak kornere çeldi. Bu devre Erhan oynadığı daha doğrusu oynayamadığı futbolla tüm Sarıyer’lileri ve herhalde her ne kadar maçı seyretmemiş olsada Erhan’ın transferini yapan Antalyalı(!) Necati Yılmaz’ı hayal kırıklığına uğrattı. Hüseyin Kalpar, Erhan’a 45 dakika bile dayanamayarak ilk devre bitmeden Utku ile değiştirdi.

İkinci devre ilk 45 dakikanın kopyası gibi oynanırken Ferrari nam oyuncumuz Emrah Kol, kaptığı topla şanına yakışır süratte kaleye indi ve golünü attı. Gol esnasında protokol tribünündeki 45 kadar Sarıyerli hiçbir kışkırtıcı harekette bulunmadan sadece ayağa kalkarak gol sevincini yaşamasını bile İnegöllüler hazmedemedi. Önce iki taraftaki tribünlerden başlayan tepkilere, protokol bölümündeki amigo kılıklı kimselerde katılınca burada bir arbade yaşandı. Sarıyerliler her ne kadar bu olaylarla muhatab olmayıp tansiyonu düşürmeye çalışdıysa da, tribünler tansiyonu tırmandırmaya devam etti. Bu dakikadan itibaren sahadaki genç ve tecrübesiz oyuncularımızın soğuk kanlılıklarını korumalarını telkin edebilecek bir ağabeyleri sahada olsa en kötü ihtimalle berabere bitirirdik maçı. Sahada böyle bir oyuncunun eksikliğini saha kenarından Hüseyin Kalpar’da dolduramayınca, gerilen atmosferde tüm hatlarıyla hücum yapan İnegöl’e bizim futbolcularımızda ayak uydurdu. Maçı dışarıdan seyreden birisi, Sarıyer’i beraberlikle bile işi garantileyen bir takım olarak değilde, tur atlaması için 2 farklı galip gelmesi gereken bir takım sanardı. Oyunu soğutmak, tempoyu düşürmek cihetine gidilmeyince İnegöl önce beraberlik golünü buldu. Ardından Sarıyer yine kendine gelemeyince galip duruma geçti.

Bu maçta Hüseyin Kalpar öne geçtiğimiz andan itibaren takımı rahatlatamaması ve gerekli savunma önlemlerini alamamasıyla her ne kadar hatalı olsada, uzun süredir falanca oyuncular niye oynatılmıyor şeklindeki eleştirilerin haksız olduğunu kanıtladı. Malesef bu maçta Sarıyer’in yedekleri hayal kırıklığı yarattı. Atahan, ya oynamaya oynamaya bitmiş yada çoktan bitmişte ondan oynamıyormuş. Oyunda kaldığı bölümde bedeni sahada futbol oynamaya çalışsada aklı sahada değildi. Uzun süredir forma şansı bulamayan kaleci Murat, maçtaki gerginliği kaldıramadı. Ceza sahasının dışından çekilen şuta müdahale etmek için kıpırdayamadı bile. Hatta bu golü yediğinde tribündeki olayları seyrettiğini iddia edenler bile oldu. Utku, Gökhan ve tek maçta Maradona ilan edilen Umut oyuna katkı sağlayamadılar. Levent son haftalardaki iyi oyununu bu maçtada sürdürdü, çok çalıştı ama her pozisyonda iki İnegöllü tekme atmak için hazır bekledi. Tuncay bu maçta da ben sağbek oynayamam diye bağırdı. Onur önceki maçlarda olduğu gibi etkili olamadı. Ayakta kalan isimler Birant ve Ali oldular. Ama malesef bunca olumsuzluğun arasında kayboldular.

Bu mağlubiyetin hiç bir önemi yok çünkü önümüzdeki maçta Yalovaspor karşısında alacağımız galibiyetle yükselme grubuna kalacağız.
24 Kasım 2006
Kivanç Ekinci

1) Seni Sevmek

2) Sarıyeri sevmek yürek ister.
3)
BİR SEZONUN ANATOMİSİ-2
    BİR SEZONUN ANATOMİSİ-1

4) Yanıt Arayan Sorular
5)
ATEŞE BENZERDİK, KÜLE DÖNDÜK
6)
GİTMEK Mİ? ZOR KALMAK MI?

7) SIRA YÖNETİME GELDİ
8)
Keçilerin Sessizliği