|
Yine öyle bir maç izledik ki akıllara zarar. Son
5 maçta 4 galibiyet alarak liderlik koltuğuna
yerleşen Sarıyer'de tam sular durulmaya
başlayacak derken yine fırtınanın ortasında
kaldık. Maçın ardından iki gün geçti, hem biraz
sakinleştim hemde bu süre zarfında yapılan
yorumları okudum, fikirlerine değer verdiğim
Sarıyerlilerle sohbetler ettim. Ne oldumuştu da
lider yine tozun dumanın ortasında kalmıştı?
Bir deyim vardır hepimiz biliriz, günah keçisi
olmak diye. Bu deyim Eski Yunan'dan gelir. O
zamanlar bir keçi seçilir ve rahipler tarafından
halkın günahları simgesel olarak bu keçiye
yüklenirmiş, sonrada günah keçisi adı verilen bu
keçi uçurumdan aşağı atılarak öldürülür ve
böylece halk günahlarından kurtuldu olurmuş.
Pazar günü Yusuf Ziya Öniş stadında da bir günah
keçisi vardı. Bir de inadım inat, inatçı bir
keçi.
Geçen hafta oynanan Eyüpspor maçına dönelim, bu
maçta Eyüp bu sezonki dördüncü sarı kartını
görerek cezalı duruma düşüyor aynı şekilde
Birand'da gördüğü kırmızı kartla cezalılar
listesine adını yazdırıyordu. Üstelik Şekerspor
karşılaşmasında kolu kırılan Kubilay ve uzun
süredir sakatlıktan kurtulamayan Burhan varken.
Böyle olunca sezon başından beri savunma
bloğumuzu oluşturan 4 önemli oyuncudan yoksun
kaldık. Gerçek anlamda savunma oyuncusu kimliği
taşıyan sadece Uğur ve Ali kalmıştı. Bunlara
Hüseyin Kalpar Tuncay'ı ve Tolga'yı ekledi. Bir
çok kişinin aksine bu defans düzeni eldeki
mevcutun en iyisi değil, hatalıydı diye
düşünüyorum. Burada defansta Tolga Altun yerine,
Tolga Güneş olmalıydı. Ayrıca savunma hattının
rakipten beklenen ani ataklar karşısında hata
yapması aşikarken defansın önünde rakibin ani
ataklarını kesmede kullanılacak bir oyuncuya
ihtiyaç vardı ki Sarıyer takımında buna en uygun
isim Atahan'dı. Malesef her hafta olduğu gibi bu
haftada Hüseyin Kalpar'ın keçi inadına yenildi
Atahan. Eyüp maçında sağ bek mevkiinde yaptığı
hatalar hala akıllarda olan Tuncay'ın yerine
burada kendini ispatlama çabası içerisinde olan
Emrah Şahinçiftçi'ye de şans verilebilirdi.
Herşeye rağmen Sarıyer oyuna iyi başladı ve ilk
devre özellikle ilk 15 dakikadan sonra sayısız
gol fırsatları yakaladı. Furbolda olmayınca
olmuyor diye bir deyim vardır ya işte tamda bu
maç için söylenmiş sanki. Olmayınca olmadı ve
Sarıyer ilk devreyi gol atamadan tamamladı.
İkinci devrenin ilk 15 dakikasıda rakip kale
önünde pozisyonlar bulan ve gole çok yakın olan
takım bizdik. Ardı ardına çok müsait pozisyonlar
harcanıyordu. Tribünde oturduğum yerde bu
baskıya Güngören daha fazla dayanamaz ve eninde
sonunda bir gol yer çözülür diye düşünmeye
başlamıştım. İşte bu sırada olanlar oldu. Eğer
rakip takımın teknik direktörü Mustafa Serin'e
bir şans verilsede hadi Sarıyer takımında
istediğin değişikleri yapta maçı kazan denilse,
herhalde kendi kendine bu kadarıda ayıp olur hiç
olmazsa şunu yapmayayım derdi ve Sarıyer
takımını böylesine aciz duruma düşürmezdi. Ama
Hüseyin Kalpar öyle demedi. Tolga'yı orta sahaya
sürüp yerine heyecandan ayakları titreyen
Avni'yi aldı. Umut'u dışarı çıkardı. Umut'un
çıkışını anlıyorum ama 55 dakika boyunca ceza
sahana bile girmeyen bir rakip karşısında,
dörtlü savunmadan vazgeçip defans bloğunu üç
kişiye indirerek Tolga'yı orta sahaya alıp hücum
gücüne Erhan'ı da eklemek varken, günahsız
Avni'yi günah keçisi haline getirip taraftarın
önüne yem olarak atmayı anlayamıyorum.
Bu değişiklikten sonra rakip biraz diş
göstermeye başladı ama tam toparladık dengeyi
kurduk derken, olacağı varmış denir ya, öyle bir
gol yedik. Ofsayt ile ilgisi bile olmayan bir
pozisyonda hem Ali ve hemde Uğur ellerini havaya
kaldırarak ofsayt'ı ilan etselerde, Güngören'li
Hamza buna pek itibar etmedi. Kaleci Haluk'ta
arkadaşlarının sözüne inanmış olacak ki
Hamza'nın Kore Gazisi stilinde yaptığı kafa
vuruşu ile kaleye giden topu sadece seyretmekle
yetindi. Hay Allah birdi şimdi iki gol atmamız
gerekecek diye düşünürken, geçen hafta Eyüpspor
karşısındaki kademe hatalarından birini daha
yapan Tuncay, Hamza'yı kaçırdı. Herhalde ilk
golde açılmadığı için kendini suçlu hisseden
Haluk bu seferde gereksiz yere kalesini
terkedince günün hınzır adamı Hamza, Haluk'un
üstünden kaleye gönderdiği topla yıktı perdeyi
eyledi viran.
Bu dakikadan sonra adeta gardı düşen boksorlere
dönen Sarıyer maçı 67. dakikada kaybetti.
Ayağına top gelen Sarıyer'li oyuncu topu bende
gitsin mantığıyla başka yere gönderip durduğu
yerden oyunu seyretmeye başladı. Bir ara topu
köşe gönderine taşıyıp oyunu burada sıkıştırmak
isteyen Güngörenli oyuncuları Sarıyer ceza
sahası içerisinde tam 5 tane Sarıyer'li oyuncu
yaklaşık 2 dakika boyunca hareketsiz şekilde
izlemekle yetindi. Sessizce izleyen biri daha
vardı, Hüseyin Kalpar. Maç 2-0 olduktan sonra
mücadeleyi bırakmayan tek bir kişi vardı, Kaptan
Uğur. Haftalardır eleştirdiğimiz Levent oyunda
kaldığı kısa süre içerisinde iyi niyetle bir
şeyler yapmak istediyse de elinden pek bir şey
gelmedi. 2 golün birden olduğu 67. dakika
haricinde, maç boyunca kalemizde akılda kalan
hiçbir tehlike yaratamayan Güngören'e 2-0
yenildik.
Yediği hatalı gollerden sonra kale arkasındaki
taraftarlarla Haluk'un ağız dalaşına girmesi hiç
hoş değildi. Küçükköy maçında oynadığı göz
kamaştırıcı futbolun ardından herhalde kendisini
piştim zanneden Umut'a kendisini bir an evvel
toparlaması gerektiğini birileri hatırlatsın.
Yönetim ne yapıp edip stadın yarısını seyirciye
kapatma saçmalığına son verdirmelidir. Yoksa bu
hafta kale arkasında yapılan protesto her ne
kadar malum şeklini tasvip etmesekte yönetime
müstehaktır. Aldığım bir duyuma göre, maç
bitince Güngören teknik direktörü misafir takım
tribününe koşarak az sayıdaki taraftarlarına,
önce teşekkür etmiş ardında taksiyle Güngörene
dönmelerine yetecek kadar bir para vererek geri
dönmüş. Bir takımın hocası taraftarlarına böyle
davranıyor, bu örneği yönetimimiz iyi irdelesin.
Stad dışında kalan Sarıyer taraftarının bu
takıma bir faydası olmaz. Bu mağlubiyet bize
matematiksel yönden 3 puan haricinde hiç bir şey
kaybettirmedi. İnanıyorum ki futbolcu
kardeşlerimiz üzerlerine düşen görevin
bilincindeler ve önümüzdeki Oyak Renault maçını
kazanarak sahadaki rakibi olduğu gibi saha
kenarındaki malum rakibide alt edeceklerdir diye
düşünüyorum.
Kıvanç EKİNCİ
30.10.2006
1) Seni Sevmek
2) Sarıyeri
sevmek yürek ister.
3)BİR SEZONUN ANATOMİSİ-2
BİR SEZONUN ANATOMİSİ-1
4) Yanıt Arayan Sorular
5)ATEŞE BENZERDİK, KÜLE DÖNDÜK
6)
GİTMEK Mİ? ZOR KALMAK MI?
7)
SIRA YÖNETİME GELDİ
|