YILDIZLAR SARIYER SPOR KULÜBÜ'NÜN TARİHİNİN OLUŞTURUR
 

                          Yazan : İbrahim Balcı - 05.01.2008

          
             Yıldızlar Sarıyer Spor Kulübü’nün tarihi oluşturur yazı dizisine devam ediyoruz. Tabii ki bir yerde yazı dizisi sona erecek. Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynayan tüm futbolcuları tabii ki yazmamıza imkân yok. Zaten yazı dizisinin amacı da bu değil. Bunu yazmaktan amacımız; Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynarken iz bırakanları tekrar gündeme götürmek. Yoksa her forma giyeni tanıtmak, onları anmak değil!

     Çabamız kulüp tarihine iz bırakanları hatırlamak ve hatırlatmak, yeni nesle tanıtmaktır. Her dönem Sarıyer Spor Kulübüne iyi futbolcular gelmiştir. Bunların bir kısmı iz bırakmadan kaybolup gitmişlerdir, bir kısmı vasat futbolcu olmalarına karşın, sebatkâr ve kulüp aşkı ile yıllarca forma giyerek kendilerini kabul ettirmişler, mensup oldukları lacivert-beyazlı formayı en iyi şekilde temsil ederek kulüp tarihi içinde kendilerine haklı bir yer bulmuşlardır. Kimileri de gerçekten çok başarılı futbolları ile haklı olarak şöhreti yakalamışlardır. İşte tanıtmak istediklerim bunlardır.

     Tabii ki; kısa bir dönem oynasalar ve bu süre içinde unutulmayacak izler bırakmışlarca tabii iki onları da yazmak görevimiz olur.

     MUSA DEMİRER :
     Zonguldak’tan transfer edildi. Sarıyer’den ücret alarak transfer olan ilk futbolculardan biridir. Sarıyer’e geldiğinde hayli yaşlı idi. O günün koşullarında otuz yaş civarında olmak yaşlı olmak demekti. Antrenman için sahaya çıktığında herkes şaşırmıştı. Zira yaşlı görünüyordu. Aslında yaşı otuz bile değildi ama mükemmel fizik yapısı ve kaya gibi sert oluşu ile öyle hava veriyordu! Sarıyer takımına sağbek olarak transfer edildi. Şampiyonluk için oynayan Sarıyer takımında fevkalade başarılı futbol sergiledi. Futbolcuların tecrübelisi olarak mükemmel bir ağabeylik yaptı. Serinkanlı futbolu ile dikkat çeken Musa, yere sağlam basan, duran ve hareketli toplara iyi vuran, hava toplarında rakibine geçit vermeyen, arkadaşlarına yardımı görev kabul eden bir müdafaa adamı olarak dikkatleri üzerine topladı. Şampiyonluğa oynayan Sarıyer takımını sürükleyen elemanlardan biri olmasını bildi. Kulübün kendisine bulduğu işte çalışıyor, aynı zamanda futbol oynuyordu. Musa Demirer başarılı futbolunu 1952/53 sezonu sonuna kadar devam ettirdi. Bu sezon sonunda ise İstanbul Profesyonel Ligde oynayan Beşiktaş Spor Kulübü’ne transfer olarak Sarıyer’den ayrıldı. Bir iki yıl da bu kulüpte oynadıktan sonra futbol yaşamını noktalayan Musa Demirer Sarıyer’den hiç kopmadı. Sarıyer Profesyonelliği kabul ettiği ve I. Türkiye Ligine yükseldiğinde maçlarını her hafta muntazam izleyenlerden biri Musa Demirer’di. Son on yıldan beri kendisini göremiyoruz, bir haber aldığımız da yok. İnşallah yaşıyordur!

     YAHYA GENÇDOĞAN:
     Zonguldak’tan transfer edilen çok genç bir futbolcu idi. Ücret alarak transferi yapılan futbolculardan biriydi.. I. Kümede yer alan İstanbulspor ile Çayırbaşı sahasında oynanan özel maçta harikalar yaratarak dikkatleri üzerinde topladı. O sezon (1949/50) mükemmel performansı ile tüm dikkat çekti. Ne var ki işini profesyonelce yapmadı ve bu büyük yetenek birkaç sezon Sarıyer’de oynadıktan sonra futbol hayatından koptu. Sarıyer’e gelen en iyi solaçıklardan biri olan Yahya’nın kaybolup gitmesi hem kulüp ve hem de futbolcu açısından çok büyük kayıp olduğu hala onu tanıyanlarca söylenir.

     FİKRET KOCABAL :
     Amatör ikinci kümede oynayan Sarıyer’in gol adamlarından biri olan Fikret; Kocabal ailesinin ikinci futbolcu ismidir. Dadaş Yusuf’tan sonra “Dadaş Fikret” olarak haklı isim yaptı. Orta boylu ama dengeli bir futbolu vardı. Teknikti, hava toplarına hâkim ve gol yollarını sezinlemekte mahirdi. Sarıyer’de oynadığı futbol ile dikkatleri üzerine topladı. Vatani görevini yapmaya gidince askeri güçlerde forma giydi. Askeri güçte oynadığı maçlarda çok göz doldurunca Ordu Milli takımına davet edildi ve Amerika ile Adana’da yapılan maçta Ordu Milli takım formasını giydi. Sarıyer tarihinde, Sarıyer Spor kulübünden yetişip de milli formayı giyen ilk futbolcudur. 19855/56 sezonuna kadar lacivert-beyazlı formayı giydi. Sarıyer Profesyonelliği kabul edince Fikret de sahalardan uzaklaştı ve futbolunu noktaladı. Çünkü futbolu değil işini tercih etti.Fikret Kocabal’da genç yaşta aramızdan ayrılanlardandır.

     KENAN DERELİ:
     Sarıyer’den yetişen en önemli futbolcu ve futbol adamlarından biri olarak büyük bir şöhretin sahibidir Kenan Dereli. Futbolcu arkadaşlarına ve genç futbolcuları iyi yaklaşımı nedeni ile kendisine “Baba” denilmiş ve ismi BABA KENAN olarak Türk Futbol tarihine geçmiştir. Hidayetinbağı mahalle takımında futbola başladı, Büyükdere’de bir yıl oynadı ve Sarıyer’i geldi. Kısa sürede takımın en iyi defans ve orta saha elemanı olarak dikkat çekti. II. Amatör Küme Karmasına seçilip yurtdışı maçlarda forma giydi. Galatasaray ısrarla kendisini transfer etmek istemesine karşın, Sarıyerli yöneticileri kıramadığı için Profesyonel I. Kümede yer alan Vefa’ya transfer oldu. Bu kulüpte mükemmel maçlar oynadı. Ama o dönemler için çok ağır sakatlık olan menisküs oldu. İlk yurtdışına çıkıp ameliyat olan futbolculardan biri olarak tarihe geçti. Fakat yüzde yüz rahatsızlığa geçmemesine karşın inatla oynamaya devam etti. 1956 da tekrar Sarıyer’e transfer edildi ve güçlü Sarıyer takımının kaptanlığını yaptı. Takımının ve liginin en iyi orta saha elemanı olarak her zaman ilgi gördü. Sarıyer Profesyonel İstanbul I. Mahalli Liginde şampiyon olurken takım kaptanıydı. Bu sezon uzun süreli ceza alınca futbol yaşamını noktaladı.
     Baba Kenan Hem amatör ve hem de Profesyonel ligde Sarıyer takımı formasını giyen birkaç futbolcudan birisidir. Futbolu bıraktı ama futboldan kopamadı. Futbol oynarken de yönetim kurulu üyesi olarak görev alıyor, genel kaptan olarak sorumluluk üstleniyordu. Yine yönetim kurulu üyesi iken takımında antrenör ve teknik direktörlük yaptı.
Kenan Derel, kendisini futbola adamıştı. Antrenörlük kurslarına gitti ve A lisansı alarak Teknik direktör oldu. Uzun yıllar Sarıyer’in antrenör ve teknik direktör olarak sorumluluğunu üstlendi. Kurduğu genç takım ile milli futbolcular yetiştirdi, Sarıyer’e ve diğer büyük kulüplere pek çok futbolcu kazandırdı. Genç yöneticilerin yetişmesine büyük katkısı oldu. 1999 da vefat ederek aramızdan ayrıldı.
     Baba Kenan sadece Sarıyer’in değil tüm futbol ve spor camiasının saygı duyduğu bir büyük isimdi. Bu nedenle ölümünden sonra adına antrenör kursu, seminerler ve turnuvalar düzenlendi. Sarıyer denilince “Baba Kenan” akla gelir. “Baba Kenan” denilince de Sarıyer. İşte böyle bir iz bırakmıştı bu büyük Sarıyerli.

    DURSUN ALİ BARAN:
     Sarıyer’den yetişti. Ortaokul son sınıfta iken Sarıyer A takımında oynamaya başladı. 15, 16 yaşlarında büyüklerin arasında futbol oynayan Dursun “Piç” lakabı ile tanınır. Ele avuca sığmayan, sakatlık nedir bilmeyen, gözü pek adeta yedi canlı bir yaman futbolcu idi. Sarıyer takımında santrahaf oynuyordu. Atletik yapılı, sert ve hırçındı. Mükemmel kesiciliği ile büyük kulüplerin dikkatini çeken Dursun, Sarıyer’de hem amatör ve hem de profesyonel takımda oynayan birkaç futbolcudan biriydi. 1956/57 sezonu sonunda Galatasaray’a transfer oldu ve bu takımda yıllarca oynadıktan sonra futbol yaşamını noktaladı. Bir süre antrenör olarak çeşitli kulüplerinde çalışan Dursun yaşamını Sarıyer’de sürdürmektedir.

     İBRAHİM DEMİRTAŞ:
     Hidayetinbağı mahalli takımından yetişti, Büyükdere’de oynadıktan sonra Sarıyer’e alındı ama ailesi futboluna izin vermediği için futbolu bırakana kadar rahat oynayamadı. Bu büyük yenetek, babasının inatla “Hayır” demesine karşın meşin yuvarlağın peşinden koştu ise kendi esas futbolunu ortaya koyamadı. Devamlı gözü dışarıda, tribünlerde oldu ve babasını gözledi. Bu korku ile de bu kadar olurdu, o kadar oldu! İbrahim Demirtaş hem Sarıyer amatör ve hem de profesyonel takımında oynayan futbolculardan biri olarak tarihe geçti. Ama esas onu büyük yapan, orta saha futbolcusu olarak ortaya koyduğu mükemmel futboldu. O kadar başarılı oynuyordu ki; bir noktadan sonra babası da kendisini seyre geliyordu ama bu defa İbrahim “Ben yokum” diyor ve sahalardan kopuyordu. İbrahim Demirtaş kısaca lakabı ile “Karamürsel İbrahim” Türk futbolunun kaybettiği bir yıldızdı. Yaşamınıa Kadıköy’de devam etmekte ama Sarıyer’den de kopmamaktadır.

   ŞEVKET ÇELİKKOL:
     Sarıyer’in mahalli takımlarından Zümrütspor’da yetişti ve Sarıyer’e transfer oldu. Genç yaşına rağmen kısa sürede kendisini büyükler arasına kabul ettirdi. Sarıyer’in hem amatör ve hem de profesyonel takımında forma giydi. Sarıyer amatör takımında oynarken büyük futbolcu olarak kendisini kabul ettireceği inancı hâkimdi. Ama tamamen tersi oldu ve Profesyonel takımda oynarken kendisini adeta bile bile harcadı. Mükemmel fizik yapısı, topa karşı olan büyük hâkimiyeti, çalımları ve futbol anlayışı ile ender bulunan bir yetenekti ama yarınını düşünecek kadar anlayışlı değildi. “Günüm gün olsun” anlayışı ile hareket edince, nerde akşam orda sabah deyince genç yaşında sahalardan koptu. Tabii olan da hem kendisine ve hem de büyük bir yıldızdan mahrum olan Türk futboluna oldu. Şevket de aramızdan ayrılanlardan.

 

İbrahim BALCI
05.01.2008 - GBM

Yazarın önceki yazıları;
1) Meraklısına Notlar (
Sarıyer Spor Kulübü Futbol Takımının En iyi Onbirleri)
2) Yıldızlar Sarıyer Spor Kulübü'nün Tarihini oluşturur (1)