MERAKLISINA NOTLAR
 
Sarıyer Spor Kulübü Futbol Takımının En iyi Onbirleri

                          Yazan : İbrahim Balcı - 31.11.2007

          
  Meraktır bu! Her sporsever hangi spor dalı ile ilgileniyorsa o daldaki en iyi sporcuları veya takım kadrolarını bilmek, tanımak ister. Elbette ki bundan tabii bir şey olmaz! 
           
          “En” leri tespitte büyük zorluklar, doğru mu yapıyorum düşünce ve tedirginliği, hatta zorluğu vardır. Birinin beğendiğini, diğerleri beğenmez. Bu nedenle de saatlerce süren tartışmalar olur. Hatta iş münakaşalara kadar varır.
       

          
Futbol maçlarını izlemek eski dönemlerde çok daha zordu. Çünkü maçları izlemenin külfeti tahmin edilemeyecek kadar çoktu. Trafik sorunu yoktu ama vasıta sıkıntısı vardı. Maçlar uzak statlarda yapılıyordu. Vapurla veya seyrek işleyen halk otobüsleri ile gidelecek. Çoğu kes muhtelif yerlerden tramvaylara aktarma yapılacak ve stada gidilecekti. Dönem II. Dünya Savaşının en yoğun olduğu yıllar. Yani 1940-1946 arası. Spor yapacak çağdaki insanın cebinde paso parası yokken maçlara nasıl gitsin, gidebilsin ki. Cebi sıcak olanlar koşardı tuttuğu takımların peşinden. Maçları izlerler, semte döndükleri zaman gidemeyenlere maçı spor yazarı edasıyla masal anlatır gibi anlatırlardı.  

          O dönemde maçlara gidemeyenlerin imdadına radyodan naklen yayınlar yetişirdi. Radyo da her evde yoktu ki. Ya bir kahve köşesinde radyo izlenecek veya bir komşu evinden! Bu arada günlük gazeteler ve haftalık spor mecmuaları da maçları tafsilatlı verdiğinden meraklılar okumak suretiyle bilgi sahibi olurlardı. 

        Radyo, gazete ve mecmuaların değerlendirmelerde büyük etkisi olur. Adam seyretmemiştir ama radyo dinlemiş, gazete ve dergi okuyarak futbolcuları tanımış ve bilgi sahibi olmuştur. Bir de dinlemişliği ve bu yoldan bilgi sahibi olmuşluğu ve kulak dolgunluğu vardır. Bu bir zenginliktir. İşte bu şekilde oluşlarla kendilerini yetkin kabul edenler “En” leri tespite başlarlar. Tabii ki tespitler saatlerce süren tartışmaları da beraberinde getirir. Ama sonuç da galip gelen daima maçları çıplak gözle izleyenler olur.

         Günümüzde de bu tür tartışmalar ve değerlendirmeler olur. Ama daha kolaylıkla ve daha anlayışla, daha da isabetli tespitler yapılır. Nedeni de maçların çok daha rahat seyredilmesi. Seyir zevkinin dorukta olmasıdır. Futbolun endüstri olduğu bu yıllarda elbetteki tespitlerde isabet daha fazla olur. Zira çıplak gözle seyredildiği gibi televizyonlarda defalarca izleme olanağı var. Videolar, CD ler var. Onlarca TV kanalından başka radyo yayınları var. Tabii ki basın; yani sayısız günlük ve haftalık siyasi ve spor gazeteleri, haftalık, aylık dergiler! Yani demek isterim ki; günümüzde değerlendirmeler çok daha kolay ve isabetli yapılır.

         Bu yazımda Sarıyer Spor Kulübümüzün geçmişinden bahsedeceğim. Arayışım; kuruluşundan günümüze kadar Sarıyer futbol takımının en iyi on birlerini   bulmak olacaktır. Bunun da sağlıklı olabilmesi için beşer yıllık periyotlarla değerlendirme yapacağım.

          Tespit ettiğim futbolcuları tanıyanların (bilhassa ilk on yıldaki) sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. O dönemin futbolcularından bir kısmını bende hayal meyal hatırlıyorum. Zira Sarıyer’in ilk üç sezon lig maçlarını ben de izlemedim. Ancak, yazlık maçlarını Çağlayan sahasında (Eski saha, şimdi burada sanayi çarşısı var, Y.Z.Öniş Stadı karşısı) izledim. Durum böyle olunca biraz kulak duyması, biraz gözlem daha çok da ilk dönemlerdeki Sarıyer takımında yer alan futbolcuları bilahare çok yakından tanıma imkanı bulmam ve haklarında yeterince bilgi sahibi olmamdan kaynaklanmaktadır.

          O halde “En İyi On bir” leri tespit edelim. Sarıyer futbol takımının 1940-1945 yılları arasındaki en iyi on biri (Takım dizilişi DW sistemi üzerinden yapılmıştır):

                                                            Cemil Sivri

                                               Numan Uzun, Burhanettin Türker

                                   Ahmet Canel, Zekeriya Toksavul, Küçük İsmail (Ormanli)

                    Halim Şenocak, Selahattin Yarar, Mesut Seçen, Celal Demir, Müfit Güven  

     Bu takıma; İngiliz hakkı (Filyos), Sabri Erimli, Sadık Hut, Selahattin Okumuşoğlu, Ormanlı Ahmet, İsmail Kızıltuğ, Şahap Aksaçlı, Ziya Erimli, Ormanlı Ahmet ve Ormanlı Turgut, hatta sakatlanarak futbol yaşamını çok genç yaşta noktalayan Nazım Özbay da girebilir.  

            İkinci periyotta, yani 1946-1950 döneminde şöyle bir on bir kurulabilir: 

                                                           Nafiz Dorken

                                               Numan Uzun,  Nemci Erdoğdu

                                       Muhsin Karauçak, Rafet, İrfan Saruhan

            Hikmet Öziş, Celal Demir, Yusuf Kocabal, Selahattin Yarar, Yahya Gençdoğan 

         Bu takıma; Yasin Yılanlıoğlu, Mehmet Gülümser, Fahri Kalander, Hüseyin Kolcu, Maksut Cevahir, Kasap Feridun, Kamil Filburnu, Nemci Erdoğdu, rahatlıkla girebilirler. 

            Üçüncü beş yıllık periyotta, yani 1950-1955 yılları arasında yeni yeni isimler meydana çıkar: Bu dönemin kadrosu şöyle olabilir: 

                                                           Necip Ergen

                                               Musa Demirel, Fuat Bıçakçı

                                   Kenan Dereli, Dursun Ali Baran, Hayri Tezcan

            Sarı Sedat,  Fikret Kocabal, Mesut Seçen, İbrahim Demirtaş, Dursun Birincioğlu

           Bu takım içine; Ruhi Erman, Tarık Acıman, Gümüştekin Atabinen, Şükrü Bayraktar, Keçi Sami, İbrahim Pırnal, Şevket Çelikkol, Mustafa Doğan, Fikret Sezer, Ayhan Erman rahatlıkla girebilirler.  

            Sarıyer Spor Kulübü profesyonelliği 1956 yılında kabul etti ve 1956/57 sezonunda lig maçlarına katıldı. O sezondan günümüze kadar; İstanbul Profesyonel Mahalli Ligi, İstanbul profesyonel I. Mahalli Ligi, III. Türkiye Ligi, II. Türkiye Ligi ve I. Türkiye Liglerinde başarı ile yer aldı. 

            Sarıyer Profesyonellik dönemlerinde birkaç sezon hariç hemen her sezonda güçlü kadroları ile isminden en çok bahsettiren takımlardan biri olmayı bilmiştir. Müthiş transferleri ile göz doldurmuş, pek çok futbolcusu I. Türkiye Ligi kulüplerine transfer etmiş, yine pek çok futbolcusu Türk Milli takımının değişik kategorilerinde oynamak başarısını göstermişlerdir. Hatta, Türkiye’de tüm zamanların “En İyi On biri” nde yer alan Cemil Turan gibi bir futbol ustasını yetiştirmiştir. Bunları belirttikten sonra 1956-1960 dönemine gelebiliriz. Bu dönem az çok  bilinir! Bir çok kimse tarafından çok iyi bilinir, kimilerince iyi bilinir,  kimilerince de sadece bilinir. Herkesçe bilinmesini istediğimden bu beş yıllık periyodu da değerlendirmeye alıyorum. Bu dönemin “En İyi On Biri” de şöyle yapılabilir: 

                                                           Rıza Küçükerol

                                                 Kenan Dereli,   İlhami Erda

                                   Oktay Ungan, Minhacettin Barut, Doğan Boruk

                   Yılmaz Gökdel, Mustafa Yürür, Şenol Birol, Çetin Ünal, Yüksel Sayan

             Bu dönemde, yani 1956-1960 döneminde Sarıyer takımında fevkalade futbolcular transfer edildi. Semtten de iyi futbolcular yetişip oynadı. Ayhan Erman, Gürbüz Tür, Hüseyin Mevlit (Kıbrıslı), Zülfikar Çotuk, Kaplan Öğretmen, Yücel Tanman, Turan Oguş, Kaya Girgin, Metin Aydın, Oktay Sertelli, Şevket Gülen, Şevket Çelikkal bu takım rahatlıkla kendilerine yer bulabilirler.

İbrahim BALCI


04.12.2007 - GBM