
Ne
transferlerden, ne kamp döneminden ne de takımın futbolundan bahsetmek
istemiyorum ama bir gerçek var ve o gerçeğin gün ışığına çıkması, acil
önlemler alınması gerekiyor kanaatindeyim.
Şu manzaraya bir bakın Allah aşkına
böyle rezillik olur mu? Her şey baştan kokmuş elini cebine sokmaktan korkan,
ağırlığını ortaya koyamayan ve futbolcusuna Şeker spor maçında “Yavaş ol ulan”,
Yalova maçında “Oynasana ulan” diye hitap eden bir başkan. Sayın Mürşit
yöneticilik vasfınız buraya kadarmış hatta size bu camia fazla tolerans gösterdi
rakipsiz olmanın hafifliğini uzunca bir süre yaşadınız şimdi ne olur daha fazla
bizi üzmeyin ekibiniz ve getirdiğiniz Kalpar ile birlikte terk-i diyar ediniz.
Terk-i diyar
edin derken; Hemen “hadi eyvallah biz yönetimi bırakıyoruz” deme lüksüne
kesinlikle sahip değilsiniz. Yarattığınız bu kötü tablonun her parçasının
hesabını teker teker yapılacak kongrede vereceksiniz. Hüseyin Kalpar’a ödeme
yapacağınız tutar ya da tazminat varsa ki 400 milyarlık bir tazminat söz konusu,
ya bu bedeli teminat altına alacaksınız ya da Kalpar’ı tazminatsız göndermenin
yoluna bakacaksınız. Hemen öyle çekip gitmek yoookkk!!!!
Hüseyin Kalpar Altay’daki 2.Lig başarısızlığına şimdi Sarıyer’i ekledi. Her
hafta abuk sabuk 11’ler sahaya sürdüğü yetmiyormuş gibi iyi oynayanları kenara
alırken kötü performans sergileyenlere 90 dakika tahammül etti. Şimdi kendisine
sorsanız ne olacak liderle aramızdaki puan farkı 5 diyecek ama küme düşecek
takımlarla arasındaki puan farkının sadece 1 olduğundan bahsetmeyecektir. Çünkü
hatırı sayılır tazminatı almak için kendini kovdurmaktan başka bir yol
seçmediğinden herkesin aksine pembe tablo çizecektir.
Futbolcu
arkadaşlarımız ise taşıdıkları formanın ağırlığını hissetmeli Sarıyer’e yakışır
futbol oynamalı, taraftarın takımı çağırmasına nispet yaparak yönetimden aldığı
talimatla taraftara değil şeref tribününe koşmakla hatanın resmen babasını
yaptınız. Onlar gidecek ama taraftar her zaman tribünde sizleri bağrına basmaya
devam edecek. Yani sonuç olarak Sarıyer Sarıyer olalı böyle rezil olmadı.
Eyüp Odabaşı’nın yöneticiliğini beğenmeyip bu güne kadar bilip bilmeden
konuşanlar şimdi onu mumla arıyor. Bu kulübün tek çıkış yolu Yusuf Tülün’ün
önderliğinde kurulacak olan, Sarıyer’in geçmiş tarihteki yöneticilerin ve
başarıya aç idarecilerin, iş adamlarının, Taviloğullarının, Acarların ve Erdal
Aksoyların oluşturacağı adam akıllı, dinamik ve başarıya endeksli yönetimden
başka bir şey değil.
Bu bağlamda
taraftarın, artık tribündeki yerini alarak Sarıyerliye yakışır bir şekilde
tepkisini ortaya koyma zamanı gelmiş hatta geçmektedir. Haydi Sarıyerli takımına
sahip çık!..