|
Eyüp Odabaşı, Erdem Acar ve inanmış Sarıyer
taraftarları büyük uğraşların ardından A kategorisine çıkmanın
mutluluğunu İstanbul’u kıskandıracak saatler süren havai fişek
gösterisi ve geleneksel motor gezileri ile kutlamıştı bundan tam 3
sene önce. Sarıyer takımı Süper Lige göz kırpıyor, tribünler yıllar
sonra Maltepespor ile oynanan şampiyonluğun tescilleneceği
karşılaşma öncesi doluyordu. Tribünlerde yerlerini alan şanslı
Sarıyerliler kadar tamiratı o günlerde bitmiş fakat koltukları
yerleştirilmemiş kale arkasına alınmayan şanssız Sarıyerliler
muhteşem karşılaşmayı evlerin balkonlarından, çatılardan ve meşhur
beleş tepeden seyrettiler. Ne olduysa o günden sonra çark tersine
dönmeye başladı. Yüzler gülmüyor takım kötüye gidiyordu. Belediye
Başkanımız Yusuf Tülün birçok Teknik adamın hocası olarak bilinen
Kamil Doygun’u takımın başına getirmişti. Takım üst üste kaybediyor
fakat hipnotize şekilde Sarıyer’in çöküşü sadece izleniyor kimse
müdahale etmiyordu. Birileri sanki takımın geçen sezon şampiyon
olmasından ziyade Odabaşı’nın bu kadar ön plana çıkmasından rahatsız
olmuştu ve ondan intikam almanın hesabının peşine düşmüştü.
İlk hedef A kategorisinde tutunmaktı
fakat bizim tutunmamızı içimizdeki İrlandalılar da istemiyordu. Ara
transferde 2 futbolcunun imza aşamasına gelmesi için çırpınan
Odabaşı 25-30 milyar lira kadar destek için çalmadık kapı bırakmadı.
Şimdi oluk gibi para akıtan müteahhit yönetim ona nedense sırtını
dönmüştü. Amaçları belliydi takımın küme düşecek ve bir kısım
Sarıyerlilerin yıllardır sindiremedikleri kötü adam Odabaşı bu yolla
kulüpten koparılacaktı. Ve taşlar zamanla istedikleri yönde teker
teker yerlerine oturdu ligin sonu bizim için hüsrandı. Sarıyer
takımı alnının akıyla çıktığı A kategorisinden ayağının tozu ile
düştü. Onlar için gün doğmuştu günah keçisi olarak belledikleri adam
kulüpten zorla uzaklaştırılacak her şey güllük gülistanlık olacaktı.
Ama bir türlü istedikleri düzeni hayata geçiremediler çünkü Spor
Kulübünde yöneticilik yapmak inşaat yapmaya benzemiyordu. Yönetim
Kurulunda adı geçen yöneticilerimizin tamamını bugüne kadar bir kere
olsun bir araya getiremeyen Mürşit şeref tribününde purosu ile poz
vermekten ve koltuk doldurmaktan başka hiçbir şey yapmıyordu. Zaten
toplantıya ne gerek vardı Mürşit, Bozan ve Yılmaz Sarıyer camiası
adına karar alma mekanizmasının beynini teşkil ediyorlardı.
Aldıkları kararların yönetim kurulunca değerlendirilmesi boşa
geçirilecek zaman diliminden başka bir şey değildi. Hemen işe
koyuldular para her zaman kariyerinin önünde giden bir Teknik adama
bu güzide kulübü emanet ettiler. Kimseye sormadılar çünkü transfer
yönetimin yetkisinden önce yapılmıştı. Bu art niyet değil iş
bilmezlikten başka bir şey değildi. Ardından Kalpar’ın komisyon ve
kapris kokan transferleri ve kıyımları birbirini izledi. Sarıyer
takımına bir türlü futbol oynatmayı başaramayan Kaplar şansının da
yaver gitmesi ile 6 mağlubiyet almasına karşın grup maçları sonunda
lider olarak Yükselme Grubuna çıkıyordu. Şampiyonluğun ilk etabı
olan grupta ilk 2’ye kalma başarısı abartılarak Şampiyonluk ile
karıştırılınca yönetim suni bir başarı havası teneffüs ediyordu.
Futbolu bilenlere göre ilk etap şansın yaver gitmesi ile başarı
sayılabilecek şekilde bitmişti. Esas olan yükselme grubu maçlarıydı
ama yönetim “Şampiyonluk” havasında olmanın faturasını ağır
ödeyeceğinin farkında değildi. Kamp döneminde takımı doğru dürüst
çalıştırmayan Kalpar İddaa ve Bilyoner cup da alınan galibiyetlerle
tüm Sarıyerlilerin gözünü boyuyor kendine pirim yapıyordu. Çünkü
takım antrenman yapmıyor ama antrenman havasında maçlara çıkan
rakiplerine karşı skor için ölümüne oynuyordu. Kalpar Sarıyer
takımının geleceğini değil nasıl olurda gemiyi erken terk eder ve
yüklü tazminata kavuşurum hayalleri kuruyordu.
Yükselme grubu öncesi favoriler arasında
gösterilen Beyaz Martılar konuk ettiği Tarsus İdman Yurdu karşısında
kolektif futboldan uzak, ev sahibi takımdan çok konuk ekip gibi
defans ağırlıklı futbol oynuyor zaman zaman rakip kalede gol
arıyordu. Her şey ikinci hafta maçında gün ışığına çıktı. Sarıyer
gruptan beraber çıktığı Küçükköy deplasmanına gidiyordu. Maçın hemen
başlarında sakatlanan Birand’ın yerine alternatif oyuncu olmayınca
Kalpar kendi kazdığı kuyuya düştüğünün resmini çiziyordu. Defans
bloğu düşen ve kalecisi evlere şenlik olan Sarıyer 3 puan için
gittiği deplasmandan eli boş dönüyordu ama umut tacirleri klasik
olarak yine çıkışa geçileceğinin vaazını veriyordu. İlk maçların
sonunda galibiyet yüzü görmeyen Beyaz Martılar Kalpar ile yollarını
ayırırken A kategorisi umutlarını bir kenara bırakıyordu. Böylelikle
Sarıyer taraftarına verilen 3 sezon içinde Süper Lige çıkma vaatleri
de boşa çıkmış oldu.
Şimdi bu vaadi bizlere veren ve desteğini
Sarıyer Spor Kulübünden esirgemeyen Belediye Başkanımız Yusuf
Tülün’den gelecek sezon da takımın başında Erdem ACAR’ın olacağının
sözünü peşinen istiyoruz. Çünkü alınan başarısız sonuçlar, Kalpar’ın
giderken yanında ruhlarını da götürdüğü RUHSUZ FUTBOLCULAR’ın
eseridir. Geçmiş sezonlarda defans güvenliği ile öne çıkan Beyaz
Martılar oynadığı Yükselme Grubu maçlarında bu görüntüsünden uzak
yol geçen hanı görevi üstlenmiştir. Biz eminiz ki Erdem ACAR ve
ekibi yapacakları transferlerle koşan, rakibe baskı yapan ve
galibiyet için savaşan bir takım yaratacaktır. Gelecek sezon için
şimdiden bize Erdem ACAR ile devam edeceğinizin sözünü verin!
Erol ACUN
21.03.2007
Diğer Yazılar
*OHH BE
*DEREYİ GÖRMEDEN PAÇAYI
SIVIYORUZ.
*UMUDUMUZ
SÜRÜYOR
*TERKEDİLMİŞ
ERMENİ KİLİSESİ
*TEŞEKKÜRLER
*SARIYER
SARIYER OLALI BÖYLE REZİL OLMADI
*SEN OYNA BİZ ALKIŞLARIZ SENİ.
*MARTI ZİRVEYE KONDU
*TEK
RAKİBİMİZ KALPAR
*GRUPBEYAZMARTI 3 YAŞINDA
*ERKEN UYARI
*MADEM SARIYERLİSİN PROTESTO ETMELİSİN.
|