|
Grup
maçlarının neredeyse sonuna doğru yaklaştık tam 12 haftayı geride
bırakırken, elimizde kağıt kalem yükselme grubuna nasıl kalırızın
hesabını yapar olduk. İlk haftalarda kaybedilen puanların ardından
haklı olarak eleştirdiğimiz futbolcularımız da vardı, performansını
beğendiğimiz bak bunun gibi oynayın diyerek örnek
gösterdiklerimizde. İyi futbolun ve alınan puanların ardından kapris
yapmadan yiğidi öldür hakkını ver misali tüm futbolcularımızı onure
eden yine bizdik. Ama eleştiri oklarından hergün nasibini alan tek
isim vardı o da Hüseyin Kalpar'dan başkası değildi. Kalpar Sarıyer
Teknik Direktörü olduğu ilk günden itibaren kariyeri ile ters
orantılı bir grafik çizdi, ne acıdır ki çizmeye de büyük bir ısrarla
devam ediyor. Oysaki Mehmet Birinci onun yüzü suyu hürmetine bir
anda defterden silinmiş, Sarıyer Spor Kulübü tarihinde bir teknik
adama ilk defa böyle yüksek değer biçilmişti. Keşke biçilen değere
deyseydi de amatörce hatalar yapmasa birçok puan cömertçe
harcanmasaydı. Küçükköy, Dardanel ve Eyüpspor maçlarının yaratmış
olduğu rehavet ortamında bile ayağımızın yere basması gerektiğinin
altını önemle çizmiştik. Sarıyer taraftarları olarak Teknik Heyetin
görmediği birçok yanlışı minicik futbol dünyamızda görebiliyorduk.
Minicik dünyamız diyoruz çünkü en ufak eleştiride bile kapris yapan,
kendinden başka hiç kimseyi ciddiye almayan kendi hayal dünyasında
Capello, Fatih Terim ve Morinho gibi ustalara taş çıkartacak bir
Teknik adamı eleştiriyorduk.
Hataları bir yana 19 yaşında gencecik futbolcusuna yaptığı kaprisler
bardağı adeta taşırıyordu. Nedendir? Niçindir? Burası bizi hiç
ilgilendirmiyor ama yapılan kaprisin ve inadın adın ne olursa olsun
Kalpar hata yapıyordu. Geçtiğimiz sezon Mehmet Birinci bu gencecik
adamın sırtını sıvazlayarak onu takımın değişmezi yapmıştı, abilik
yapmıştı, babalık yapmıştı ama hiçbir zaman manken edasıyla kapris
yapmamıştı. Profesyonelliğe adım attığı ilk sene olmasına rağmen
baba şevkati ile Atahan'a yaklaşan Birinci hocanın yüzünü kara
çıkarmamak için didindi durdu kısa zamanda taraftarın da sevgilisi
oldu. Takımın zirveye kurulmasının ardından bazı kişiler onu
unuttuğumuzu söylese de biz Sarıyer takımda her zaman oynaması
gereken Atahan kardeşimizi unutmadık, unutmayacağız hatta
unutturmayacağız.
Pazar günü konuk ettiğimiz Güngören Belediyespor'un yeni bir Teknik
Heyet oluşturduğunu, geçen sezon sahamızda 3-1 kaybettiğimiz
Karagümrük maçının kahramanı Mehmet Siner'i takımın başına
getirdiğini biliyorduk. Siner çalıştırdığı tüm takımları agresif
defans ve kontra atak futboluna dayalı bir kurgu üzerine
çalıştırmasını acaba yine çok fuzuli konuşan, atıp tutan ve sadece
eleştirmek için eleştiren taraftar mı biliyordu? Güngören maçının
kolay olmayacağını da mı yine sadece biz biliyorduk? Diyelim ki
Kalpar dediklerimizin hepsini Eyüpspor maçının bitiş düdüğü ile
düşünmeye başladı. Diyelim ki ona göre takım sahaya sürdü. Buraya
kadar bir çoğumuz mutabık olabiliriz çünkü ekibimiz maça öyle hırslı
ve öyle inançlı başladı ki ilk yarı kaleci Haluk sıkıntıdan sık sık
ceza sahasının dışına çıkarak topun kendisine gelmesini bekledi.
Kubilay, Burhan, Birand ve Eyüp'ün olmayışlarına inat orta sahamızın
çalışkanlığı sayesinde kalemizde hiç tehlike yaşamadık. Yine orta
saha oyuncularımız Orhan ve Emrah'ı birçok pozisyona da sokmayı
başardı. İyi futbol oynayan Sarıyer her an golü bulabilirdi nitekim
rakip defans kurulan baskıdan adeta bunalmıştı. Defalarca çerçevenin
üstünden, yanından geçen meşin yuvarlak her an ağlarla
buluşabilirdi. Takım o dakikaya kadar fena da top oynamıyordu hani.
Ama gol kokusunu hisseden Kalpar sırf çorbada tuzum olsun diyerek
gününde olmayan, ama serbest adam olarak görev verildiğinde
çabukluğu ve tekniği ile rakibi bayıltacak Umut'u kenara alırken
bugüne kadar forma şansı vermediği Avni'yi oyuna aldı. Bu
kardeşimize aslında yazık oldu çünkü Sarıyer formasının ağırlığını 1
dakika bile taşıyamadı öyle çok hata yaptı ki 2 metre yanındaki
arkadaşına pas atmaktan bile acizdi. Halbuki kaprise hedef olan genç
Atahan o mevkinin tam adamıydı. Bir sonraki değişiklik yerinde
yapıldı Güngören defansının sert darbelerine maruz kalan Emrah'ı
kenara alan Kalpar yerine Levent'i oyuna aldı. Ne olduysa bu
dakikalarda oldu sağ kanattan kontra atak geliştiren konuk ekip
defansımızın ofsayt diye duraksadığı anda penaltı noktasına doğru
öyle güzel bir orta yaptı ki taraftar gibi pozisyonu seyretmekle
yetinen defans ve kalecimizin karşısında atağı iyi takip eden, işini
şansa bırakmak istemeyen Hamza'nın müthiş kafa şutu ile top
ağlarımızla buluştu. Hakemler bile bu pozisyonda adeta hipnoz
olmuştu çünkü Güngörenli oyuncular yedek kulübesi ile gol sevincini
yaşamaya başladıktan sonra yan hakem santraya doğru koştu, orta
hakem Küpeli ise bu hareketliliğin ardından düdüğünü çalarak golü
verdi. Söylenenlerin aksine kendimizi hiç kandırmayalım pozisyonun
ofsayt ile uzaktan yakından alakası yoktu. Herkes şoke vaziyette
yenilen golü düşünürken sahneye yine Hamza çıktı. Tuncay'ın
markajından kurtulan oyuncu defansımızın yine şaşkın bakışları
arasında kaleci Haluk ile karşı karşıya kaldı çıkıp çıkmamak
arasında tereddüt yaşayan Haluk'un üzerinden aşırtma vuruşla topu
ağlarla buluşturarak takımının galibiyetini adeta perçinledi 2-0. Bu
dakikadan sonra düşünülmesi gereken tek şey gol ve golleri bulmaktı
bunun için defans güvencesini arka plana atıp risk almak
gerekiyordu. Oyunda kaldığı kısa sürede taraftara saç baş yolduran
Avni hemen kenara alınmalı, defans kurgusu Ali, Uğur ve Tuncay
üçlüsüne bırakılmalı, orta saha yine kalabalık tutulmalı forvette
Orhan tecrübesiyle Levent ve Erhan ise taze kuvvet olarak
hırslarıyla gol aramalıydı. Ama ne yazık ki bu söylenenlerin hiç
biri sahaya yansıtılmadı. Sonuç olarak Beyaz Martılar rakibi
Kalpar'a yine mağlup olmuş ve çok önemli 3 puanı Güngören Belediye
Spor'a armağan etmişti.
Şimdi klasik deyimle bu maçı unuttuk artık önümüzdeki maçlara
bakmalıyız. Son 6 hafta fikstür dezavantajı ile 2.sırada giriyoruz.
Çarşamba günü oynanacak Oyak Renault maçının ardından
Karagümrükspor'u konuk edecek olan Sarıyer'imiz peş peşe Şekerspor
ve İnegöl deplasmanlarında puan arayacak. Ardından ilk yarı 2 golle
boyun eğdiğimiz grubun dişli ekiplerinden Yalovaspor'u ağırladıktan
sonra final maçını Küçükköyspor ile deplasmanda oynayacağız. Tek
dileğimiz tüm olumsuzluklara rağmen yükselme grubuna çıkacak 2
takımdan biri olmak.
Erol ACUN
30.10.2006
Diğer Yazılar
DEREYİ GÖRMEDEN PAÇAYI
SIVIYORUZ.
UMUDUMUZ
SÜRÜYOR
TERKEDİLMİŞ
ERMENİ KİLİSESİ
TEŞEKKÜRLER
SARIYER
SARIYER OLALI BÖYLE REZİL OLMADI
SEN OYNA BİZ ALKIŞLARIZ SENİ.
MARTI ZİRVEYE KONDU
|